Değişime Direnci Kırma Tüyoları

DEĞİŞİME DİRENCİ KIRABİLMEK İÇİN UFAK TÜYOLAR

  1. Değerli olduğunuza karar verin ve değerli olduğunuza inanın: Yaşamımızın başladığı ilk anda değerimizi bilen bizler, yıllar içerisinde değerli olduğumuzu yeterli olursak sağlayabileceğimiz inancı ile büyütülüyoruz. Aile içinde, okulda, üniversite sonrası iş hayatında, arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizde salt değerli olduğumuz değil, yeterli isek değerli olduğumuzu bize hatırlatan deneyimler yaşıyoruz. Doğal olarak hiçbir şey yapmadan, olmadan da DEĞERLİ olduğumuzu tekrar hatırlayarak ve kendimize ayna karşısında buna söyleyerek başlamak, değişim – dönüşüm yolumuzda bizi en çok destekleyen olacaktır. Değerli olduğumuza inandığımız an hak ettiğimizi düşünecek ve daha emin istediğimize yol alabileceğiz.
  • Değişime açık olan alanınızla ilgili küçük adımlar atarak başlayın: Varsayalım bugüne kadar topluluk içinde konuşamamanın hayatınıza etkisini fark ettiniz ve değiştirmeye karar verdiniz. Bunun için ihtiyaç duyduğunuz planlamaları yaptınız. Belki drama atölyesine katıldınız, ayna karşısına geçip sunup yapıp kendinizi izleyerek nelere dikkat etmeniz gerektiğini not ettiniz, sunum esnasında heyecanınızı kontrol etmenize yarayacak nefes tekniklerini öğrendiniz, beden dili çalıştınız, iyi bir sunum nasıl hazırlanır konusunda kendinizi eğittiniz. Tüm bu adımlar harika!!! Yaptığınız tüm çalışmalar neticesinde ilk topluluk önünde konuşma denemenizi illaki 500 kişilik bir salona ya da şirketin yönetim kuruluna / üst yönetimine yapmanız gerekmiyor. Bundan önce kendinize küçük bir grup oluşturarak ilk onlar önünde denemelerinizi yapın. Küçük adımlarla büyük hedefe ilerleyin, böylelikle küçük denemelerde nelerin üzerine biraz daha eğilmeniz gerektiğini fark edecek ve asıl gün geldiğinde kendinize daha inanır, daha deneyimli halde hazır olacaksınız. Baştan büyük adımlar atmak yerine küçük adımları atarak başlamak bizi daha yolda tutar. Varsayalım spora başlamak istediniz, salona üye oldunuz, ajandanızı planladınız ve ilk ders itibarı ile ağır bir egzersiz programına başlayıp yılların acısını, eksikliğini birden kapatmaya çalıştınız. Sonuç her yeri et kesmiş yorgun ve kıpırdayamaz bir beden ve bu iş bana göre değil inancının pekişmesi ile boşa yapılan üyelik, aksatılan sporlu yaşam planı. Bu sebeple neyi dönüştürmek istiyorsak bebek adımları ile başlamalı, sabırla gün gün daha iyisine, zoruna, karmaşığına gitmeliyiz. Siz doğar doğmaz konuşan ya da koşan bebek hiç gördünüz ya da duydunuz mu? Eee, o zaman, demek ki biz de kendimize başlangıç adımları koyarak başlamalıyız.
  • Kendinize merhametli ve hoşgörülü olun: Şöyle oturup bir düşünseniz, bir arkadaşınız yanınıza gelse ve kendine haksızlık eden cümleler kursa, tepkiniz nasıl oluyor? Hemen müdahale edip onun kendini haksız yere yerden yere vurmasına engel olmaya çalışıyoruz değil mi? Hiç ona evet beceriksizsin, yapamaman doğal. Zaten senin harcın değil. Başlayacağın an demiştim zaten sen beceremezsin, yapamazsın diyor muyuz? Yoksa saçmalama, yeni başladın, az sabır, kendine haksızlık etme mi diyorsunuz? Tabii ki arkadaşımızın kendine haksızlık yapmanızı önlemeye, ona kendine karşı anlayışlı, merhametli, şefkatli olmaya çekiyoruz değil mi? Aklımıza gelen konu ile ilgili sayısız örneği ona hatırlatarak, anlatarak içine girdiği düşük moddan çıkmasını sağlıyoruz. En son kendi kendinizi eleştirirken ne zaman bir arkadaşın sağduyusu, desteği, anlayışı, sabrı, merhameti, sevgisi, şefkati ile kendinize yaklaştınız? Bu soruyu kime sorsam bir duruyor!!! Evet, biz kendimize karşı çok acımazsız, önyargılı ve gaddarız. Bizim kendimizden başka hiçbir yıkıcı düşmana ihtiyacımız yok. Biz kendi kendimizin ezici rakibi, gaddar baş düşmanıyız. Bu sebeple değişim için yola çıktığınızda küçük adımlarınızı dahi takdir ve teşekkürle karşılayın, kendinizi sevin, kendinize anlayışlı ve merhametli olun.
  • Disiplin ve tutarlılıkla ilerleyin, yapmak istediğinizin değerini keşfederek başlayın, bu sizi kararlılıkla yolda tutar: Değişim alanını keşfederiz, yola koyuluruz ama bir süre sonra başlangıç heyecanını, motivasyonu kaybetmeye başlar ve neden bu değişime ihtiyaç duyduğumuzu bile yeteri kadar güçlü hatırlamaz hale geliriz. Bir hevesle başlar, sonra sönen bir hal alır değişime niyetlendiğimiz başlık. Kendimize bir değişim alanı seçtiğimizde, bunu gerçekleştirmenin, hayatımıza almanın bizdeki değerini ilk başta belirlemek bizi yolda tutacaktır. İnsan değerler sistemi ile hareket ediyor, değerleri ile uyumlu olduğunda akışta, yolda kalabiliyor. O zaman bir işe niyet ettiğinizde kendinize şu soruyu sorun planlamaya başlamadan önce. Bunun benim için değeri ne? Bunu yapıyor olmanın benim için anlamı ne? Hayatımın bütündeki etkisi ve önemi ne? Bunu yapıyor olunca neler elde edeceğim? Bunlar benim için ne kadar önemli ve değerli? DEĞER kelimesini bulduğumuz an bilin ki o yol önüne çıkabilecek tüm engellere rağmen sonuca varacak. Benim için DEĞERİ ne? Çok güçlü ve değişim döneminde çok destek olan, yararlı bir sorudur.
  • Yardım almayı ve istemeyi kabul edin: Değişim için yola çıktığımızda güvendiğimiz, inandığımız ve bize olumlu, yürekten destek verip bizi yolda cesaretlendirecek bir arkadaş, aile ferdi, belki yöneticinizin ya da evladınızın desteğini almak da çok işe yarar. Bu destek kimi zaman manevi, kimi zaman maddi olabilir. İhtiyacınız olan dış yardımı, desteği siz en iyi bilebilirsiniz, bunu istemek de hakkınız. Her şeyi illa tek başıma yapmalıyım, aksi halde başarı, başarı değildir yaklaşımı bize en çok ket vuran engeldir. Hayatta yalnız değiliz, olamayız da, olmamalıyız da. İnsanın insana her manada ihtiyacı var. Birbirinde güç bularak atılan adımların keyfi de hazzı da inanın bir başka.
  • Eğlenerek, keyif alarak sürecin içinde kalın. Kendiniz için yeni bir şeyler denemeye karar verdiniz, ne kadar heyecan verici ve eğlenceli. Bu dönemde içinizdeki küçük çocuğun “etraf ne der” düşüncesi olmadan, içinden geldiği gibi davranmasına izin verin. Espriler yapsın, kendiyle eğlensin, hatta kendine gülsün. Hatırlasanıza bir çocuk ilk yürüme denemelerinde düştüğünde siz de paniklemeden düşüşüne güldüğünüzde o da ayağa kalkarken kahkahalar atar ve hatta alkışlar kendini. Tam da yaparken kendinizle eğlenmekten kast ettiğim bu. Yere düşüp ayağa kalktığında buna gülen ve kendini alkışlayan çocuk kendini başaramamış, değersiz, beceriksiz hissetmez, aksine kendi ile eğlenir ve düşüşten keyif aldığını dışa vurur. Bizim de bugünkü yetişkin halimizde işte o bebeğin inadı, kendi kendini sürekli pozitif motive eden, kendi ile eğlenen enerjisine ve hayata bakışına ihtiyacımız var. Kim demiş içimizde çocuk yok diye J
  • Olumlu düşünün: Yeni bir şeyler denemeye kalktığımızda ya da değişim atağına kalkıştığımızda hem beynimiz hem de bedenimiz güçlü karşı dirayet gösterir, konfor alanları bozulacağı için. Sürekli içten içten gizliye, vücudumuzun kimyası ile de oynayarak bak gördün mü sana demiştim, değmez, gerek yok, yapamazsın diye de sesini duyurtur bize ve eski tas eski hamam olsun diye çırpınır sinsice. Bu sebeple değişim atağına kalktığımızda pozitif düşünmek, kendimize pozitif cümleler ile destek olmak, sinsice tavırlara dirayetle pozitif cevap vermek çok önemlidir. İçeriden yükselen tüm negatif seslerin ve uyarıların konfor alanı bozulsun istemeyen zihnimizin ve bedenimizin bir oyunu olduğunu unutmamalı ve oyunlarına biz de sürekli pozitif tarafta kendimizi tutarak karşılık vermeliyiz. Bunu sağlamak için de yukarı saydığım gibi kendimize şefkatli olalım, kendimizi sevelim ve değerli olduğumuza inanalım, pozitif düşünerek yolda olmaya devam edelim.
  • Kendinizi ve elde ettiğiniz küçük ilerlemeleri dahi kutlayın: Kutlamak, kendini ödüllendirmek kadar güzel bir şey var mı? Şart mıdır kutlama için büyük başarılar, sonuçlar elde etmek. Yola çıkışımızı, bu yola attığımız ilk önemli ama küçük adımı da ve süreç devam ederken ara ara kendimizi ödüllendirmenin kime zararı olabilir ki? Çünkü biliyoruz ki değerliyim, o zaman ödülü de, kutlamayı da, yolda oluşumu da tebrik etmeliyim, kendime teşekkür etmeliyim. Kendimizi ödüllendirmemiz yolculuk boyunca hem bize tamamlama azmi verecek, hem eğlendirecek, hem de içimizdeki pozitif duyguları güçlendirecek. Demek ki değişime karar verdiğimizde, yolda ilerlerken kutlama ve tebrikler de önemli. Düşüncesine arkadaşlarınızın da desteğini aldığınız, cesaretle yola çıktığınız bir alan var ve belirlediğiniz aşamaları da yavaş yavaş ama emin adımlarla tamamlıyorsunuz. İşyerlerinde projeleri yönetirken yaptığımız gibi dostlarımızla hoş bir kutlama kahvesi, yemeği güzel gelmez mi? Sizi sevenlerin size gönülden destekleyen kalplerinden gelen “iyi gidiyorsun dostum” sözü motive etmez mi? günün sonunda kendinize teşekkür etmenize ve aferin kızım / oğlum iyi ki bu yola çıktın dedirtmez mi? Bence kesinlikle dedirtir. J

Değişim önünde zihinsel, bedensel, ruhsal, maddi engeller çıkabilir, direnç görebiliriz. Yukarıda paylaştığım tüyolar değişim –  dönüşüm döneminde emin olun çok destekçiniz olacak. Bu destekçiler sayesinde de herkesin ağzına pelesenk olmuş değişimin korkutucu yönünü görmeden, hayal ettiğimiz anı, geleceği şekillendirme cesaretinde, seçiminde olup hayatın bizi ne kadar sevdiğini, desteklediğini, beslediğini yaşama fırsatını elimizde tutmuş olacağız.

Düşünceni Bizimle Paylaş