Girdaplardan Çıkış – Net Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Bu sayfa 75 kere görüntülendi.
Responsive image

Hayatın akışı kimi zaman bizleri iç içe girmiş, içinden çıkılmaz olaylar ve karmaşık ilişkilerin yorgunluğu ile karşılaştırabiliyor. Kendimizi konumlandırmak istediğimiz noktadan çok daha uzaklara savrulmuş halde bulabiliyoruz.  Kimi zaman bunun sebeplerini bilebiliyor ve anlıyoruz ama kimi zamanlarda da hayatın bizi bu aşamaya nasıl getirdiğini anlamakta zorlanıyoruz.

Ben de tam bu noktada size Ne kadar NET siniz? diye soruyorum

Danışanlarımla şu aralar yaptığımız çalışmalarda yaşadıkları karmaşanın içinde net olmanın, ne istediğinin özünü ifade etmenin değerini konuşuyoruz. Bu değerin yaşamlarına kattığı kolaylık ve sağladığı sadelik, hafiflik ve özgürlükten bahsedip elde tutmak ve devam ettirmek için neler yapmalıyız sorusuna odaklanıyoruz.

Hepimiz dönem dönem hayatımızda işlerin ya da ilişkilerin içinde yaşanan sarmalların kontrol edilemez noktaya varıp girdaplar oluşturduğu deneyimler yaşıyoruz. Bu yazımda sizlerle nasıl bir bakış açısına sahip olsak sarmallara henüz başlangıç aşamasında DUR diyerek kendimizi, işimizi ve ilişkilerimizi girdabın yorucu etkisinden arındırabiliriz bunu paylaşmak istiyorum.

Öncelikle sizden, kendinizi en son ne zaman böyle bir durumda hissettiğinizi düşünmenizi ve bunu deneyimleyen kendinize yaşadığınız o dönemi tekrar hatırlatmanızı istiyorum.

O ana geri döndüğünüzde yaşadığınız deneyime baktığınızda neler hissettiğinizi fark edin lütfen. Bu gerçekten istediğiniz bir duygu hali miydi? Bu durum ve koşulları sizi besleyen, destekleyen ve ileri taşıyan mıydı? Bugünden yarına böyle bir duygulanıma ihtiyacınız var mı?

Cevabınız Hayır, ihtiyacım yok ise, haydi devam edelim o zaman.

Kendinizi içinden çıkılmaz ve girdaba dönüşmüş sarmal içinde bulduğunuz ana dışarıdan baksanız, o an, o koşula dair neler fark ediyorsunuz? Olayın bu boyuta gelmesine neler etki etmiş olabilir? Sizin olayın akışı içinde tutumunuz nasıl? Yaşanan deneyimin içinde yer alan diğer kişilerin tutumları, aranızda akan diyaloglar nasıl? Bunlara tepki veren, davranışını ortaya koyan siz, neler yapıyorsunuz? Olayı nasıl yönetiyorsunuz? 

O an kesitinde ya da yaşanan deneyim sürecinde sizin katkılarınız neler? Kendinizi, fikrinizi, duruşunuzu, ihtiyacınızı, gerekçenizi, istediğinizi tam da karşı tarafın anlayabileceği netlikte ifade ediyor musunuz? Dile getirdikleriniz gerçekten içinizden geçenler mi? Yoksa sansürlenmiş, bir kayıp yaşayabilirim endişesi ile daha yüzeysel veya etrafında dolaşarak ifade edilen mi? En önemlisi siz kendinize net misiniz? Ne istediğinizi, nasıl istediğinizi, olması gerekeni kendi içinizde dürüst, açık, şeffaf bir şekilde kabul eden misiniz? Kendimize açık, şeffaf, net, dürüst olmadan; korkularımızı, endişelerimizi, kaygılarımızı duymadan, onları şefkatle kabul etmeden Sizce karşımızdakilere NET ve olması gerektiği gibi ifade etmemiz mümkün mü?


Pek mümkün değil di mi?


Peki bunu fark eden siz, bugünden yarına içsel bütünlüğünüzü korumak, kendinize olan saygınızı artırmak, daha huzurlu olmak, istediklerinizi elde etmek ve bunları gerçekleştirmenin benliğinizde yol açacağı “Özgürlük” için neler yapabilirsiniz?


Elinize bir kalem kağıt alsanız ve kendinize hediyesi “Özgürleşmek” olan soruyu sorsanız neler dökülür o kağıdın üzerine?

Sizin için her şeyin en iyisini bilen, bugüne kadar da sizi hep olumlu yönde destekleyen, o güvendiğiniz iç sesinizi bir kalem ve kağıtla sesini size duyurabilir hale getirseniz, minimum üç tane adım sıralasanız, bunlar neler olur?

Kaleminizden dökülen, sizi bu yolda ilerletecek adımların karşısına da ilk yapacağınız, uygulayacağınız tarihi yazsanız?

Belirlediğiniz eylemleri tekrar okusanız ve bunları gerçekleştiriyor olmanın değerini fark etseniz? Kendi kendinize neler söylersiniz?

Bu adımları atıyor olmanın değerini keşfettiğinize göre sizi bu yolda kararlılıkla ne motive eder? Belirlediğiniz net olma halini sürekli devam ettirip sağladığı konforu elde tutmak için motivasyonunuz ne olur? 

Bu motive edeni bir sembolle ile görselleştirseniz ve ihtiyaç duyduğunuzda keşfettiğiniz değeri size anımsatmasını isteseniz bu sembol ne olurdu?

Kendiniz için bu adımları atmış olmanın sizin dışınızda çevrenize, işinize, ilişkilerinize, hayatınızın bütününe katkısı ne olur?

Peki, bu katkı yolda yolmaya, sizi özgürleşmiş ve kendinizi tam ve bütün hissettirmeye değmez mi?

Eğer sizin de cevabınız ben buna değerim, istiyorum ise; haydi o zaman iç bilgeliğinizin size sunduğu adımları atma zamanı…

Deneyimlerden öğrenerek hayatın güzelliklerini görebilmek bizim elimizde, sonucunda ne mi oluyor? 

Cesaretimizle yola çıkmış, rengarenk, ışıl ışıl, aydınlık bir ruh ve gülümseyen bir yüz ile kendimizi ve hayatı kucaklıyoruz… 

haydi adım adım kendimize yolculuğa devam… 

“Hayat Aç Kapılarını Ben Geldim” 

Sevgilerimle

Hande Mistili

Eylül 2019, İstanbul

ReGoNow