Hayat aslında güçlü sorularda gizli

Bu sayfa 100 kere görüntülendi.
Responsive image

Bugün kendimize bir iyilik yapalım ve GÜÇLÜ SORULAR soralım.

Hayat aslında aradığımız cevaplarda değil, güçlü sorularda gizli.

Kendi kendimize güçlü sorular sormak; hayatımızda şikâyet ettiğimiz çoğu konunun değişimi için kilit anahtar. 

Aslında kendimize bu soruları sormaktan kaçındığımızda hayatımız sarmallar ve girdaplar içinde geçiyor. Güçlü soru sormak, sorun dediğimiz hususlara gerçekçi bakabilmek ve kendimize dürüst olabilmek demek. 

Evet, haklısınız, zor, kabul ediyorum. 

Şöyle düşünün hayatınızda bugüne kadar hiç zoru aşmadınız mı? Başarmadınız mı? Bu ilk mi yani? 

Tabii ki ilk değil ve siz daha önce bunu başardınız. Bu demektir ki bugün de başarabilirsiniz. Yeter ki İSTEYİN. Anahtar elinizde…

Bugün bir milat olsun ve kendi kendimize güçlü sorular sormaya başlayalım. Kimi zaman içimizden yükselen ama hemen susturduğumuz ya da duymazdan geldiğimiz sorulara kulak verelim.

İnanın bir başlayıp alışkanlık haline getirdiğinizde her şey değişmeye başlayacak 

Gözden geçirilmeyen bir hayat yaşamaya değmez ama mercek altına alınan bir yaşamın lezzetine de ve sunduklarına da doyum olmaz. Hande Mistili

Soru 1) İnsanlar kendimi gördüğümden beni ne kadar farklı, nasıl görüyorlar?

Kendi sesimizi duyamadığımız gibi davranışlarımızı da görmemiz mümkün değil. 

Yaşadığımız her şeyi “içinde” olarak deneyimliyoruz, size bugün itibarı ile kendinize dışarıdan bakmanızı söylüyorum. İçeriden yaşarken duyamadığınız sesinizi duyun, göremediğiniz davranışlarınızı gözlemleyin. Bakalım neler fark edeceksiniz. 

İlk adım; yaşadığınız olay veya hayatın bütünü ile ilgili ne hissediyorsunuz? Duygularınızı dile getirin. Onların seslenmesine izin verin, alan açın. 

İkinci adım kendinize, olaylara, hayatınıza dışarıdan bakın. Neler fark ediyorsunuz?

Çoğumuz iş hayatının içindeyiz, zamanımızın çoğunu iş hayatı alıyor, örneğimizi de bunun üzerinden verelim ve ilk GÜÇLÜ SORUYU sorun kendinize…

İnsanlar kendimi gördüğümden beni ne kadar farklı, nasıl görüyorlar? Benim bunda etkim nasıl?

Son katıldığınız toplantıda kendinizi nasıl ifade ettiniz? Fikrinize itiraz ettiklerinde, eleştirdiklerinde haklı gerekçelerinizi olması gerektiği gibi anlatabildiniz mi? (bakın bakalım sürüngen beyin ve duygusal beyin el ele verip görsel beyniniz devre dışı mı kalmış o toplantıda?) Beden dilinizi, sesinizin tonunu, dinleme tarzınızı gözlemleyin. Anlaşılmadığınızı düşündüğünüz hususları tekrar açıklarken kendi bildiğiniz noktada mı ısrar ettiniz yoksa daha empati ile yaklaşıp nasıl bir yol denesem de beni daha iyi anlasalar gayretinde miydiniz? 

Yaratıcılığınız devrede miydi? Ve size kendinizi daha iyi anlatabilmek için farklı yollar sundu mu? Kendinizi ifade ederken dilinizde herhangi bir suçlama kelimesi fark ediyor musunuz? Zamanı, ortamı, kişileri, kaynakları mı suçluyorsunuz yoksa sorumluluğu üzerinize mi alarak cümlelerinizi kuruyorsunuz?

Toplantı esnasında bir soru geldi ve bilgisi yanınızda değil, aslında içinizden de o sorunun gelebileceği geçmişti!

a) Toplantının gündemi ve sunum bu sabah değil de dün akşam gelmiş olsa idi, sorularınızı daha rahat cevaplardım mı dersiniz? yoksa

b) Bu sabah gündemi ve sunumu gözden geçirirken aslında bu soruyu iletebileceğiniz aklıma geldi, ancak toplantı sonrasında sizlere mail ile yollayabileceğimi düşünüp veriyi yanıma almadım mı dersiniz?

Toplantıya girmeden önce eminim, sizin için gerekli hazırlıkları yapmıştınız. Ancak desem ki bilgi olarak yaptığınız hazırlığın yanında zihninizi, kalbinizi de hazırladınız mı? Nasıl bir duygu hali içinde o salondan içeri girdiniz?

Salona girerken nasıl bir sunum yapan / bilgi veren olmayı gözünüzde canlandırmıştınız?

Enerjinizi, zamanı ve mekânı nasıl kontrol edeceğinize dair stratejinizde neler vardı?

Beklemediğiniz noktalardan gelebilecek soruları / yorumları nasıl alacak ve yönetecektiniz? 

Bu sunum esnasında hangi becerilerinizi, yeteneklerinizi öne çıkaracaktınız?

Bu toplantı sonunda hem sizin hem de katılımcıların görmesini istediğiniz versiyonunuz hangisi idi? O kimdi?

Yaptığınız işin neticesinde elde etmeyi hedeflediğiniz sonucun sizin için değeri, anlamı ne?

Bu değeri elde etmek için sizi ne motive eder? Kararlılıkla nasıl sürdürürsünüz?

Eğer yaptığınız her iş, yönettiğiniz tüm başlıklar, elde etmek istediğiniz tüm sonuçlar için yukarıdaki soruları kendi kendinize sorarak hazırlansanız hayatınızda neler değişir? Olmak istediğiniz ile olduğunuz siz arasındaki fark nasıl etkilenir? Bunları yapan sizin insanların gözündeki algısı nasıl olur?

Tüm bunları yapan siz, etrafınızdan da geribildirim alacak dinginlikte ve kabulde olduğunuz zaman ve geri bildirimleri – içeriği ne olursa olsun – kendinizin +1 versiyonuna erişmek için araç sayarak dinleseniz bu yaklaşım hayatınızı nasıl etkiler?

En son ne zaman etrafınızdan 360 geri bildirim talep ettiniz? Neler söylediler size? Duyduklarınıza dair tavrınız nasıl oldu? Bir daha talep etseniz size geri bildirim verirler mi? Dinlediğiniz geri bildirime dair çıkardığınız aksiyonlar nelerdi? Hangilerini hayata geçirmeye karar verdiniz ve ne zaman, nasıl geçirebilirsiniz? En son kendiniz için kendinizle ilgili böyle bir çalışmayı ne zaman yaptınız? 


Biz kendimize adım atmadan, kendimize ulaşmadan; ailemizin, arkadaşlarımızın, çalışanlarımızın, yöneticilerimizin, çocuklarımızın bize ulaşması ve bizi anlaması ne kadar mümkün? 

 “Hayat aç kapılarını ben geldim” demek elinizde…   

Kendinize güçlü sorular sorun ve hayatınızın tasarımcısı siz olun.

Sevgilerimle

Hande Mistili

Eylül 2019, İstanbul

ReGoNow