Sevgi Bağımlılığı

Bu sayfa 71 kere görüntülendi.
Responsive image

SEVGİ BAĞIMLILIĞI 

Karşı cins olmadan sen bir hiç misin? Biriyle birlikte olmadan yaşayamayacağını mı düşünüyorsun? Sevgin benmerkezci mi? koşulsuz mu?

Yoksa kaybetme korkusu, endişesi ve çocukluktan taşıdığın izlerin ile herkesle sevgi bağımlısı bir ilişkin mi var?

İlişkilerinin temeli neye dayanıyor?

Sevgi bağımlılığına mı? Sevgi açlığına mı? Koşulsuz sevgiye mi?

Çoğu zaman fark edemeyiz, hepsi aynı gelir, aynı kapıya çıkıyor sanırız… Oysa her biri çok farklıdır ve ilişkileri de vezir de rezil de edebilir… Hayatı gül bahçesine de zehre de dönüştürebilir…

Sevgi bağımlılığında kişi başkalarının duygularını kendi duygularından daha çok önemser. Bu altında birçok korku barındırır. Yalnız kalma korkusu, reddedilme korkusu, beğenilmeme korkusu gibi beraberinde birçok duyguyu sıralayabiliriz. Bebeklik dönemlerinden itibaren bu duygu üzerimize kazınmaya başlar. Öğrenilmiş kalıpların içine zorla yerleştirilmeye çalışırız. Erkek adam ev süpürmez, erkek adam ağlamaz, kız çocuklarınıza ev işi öğretin kocası rahat etsin, kadın dediğin evde oturur çocuğuna bakar. Bu bireyler bir gün evlendiklerinde, kadın eğer hasta olmuş ise, yemek yapmaya, evi toplamaya enerji bulamamışsa kendini suçlu hisseder. Son gücüyle kocasının gözüne girebilmek için kalkar yemek hazırlar, zaten olmayan enerjisi negatife dönüşür. Üzerindeki baskı, stres, işe yaramama duygusu, kaybetme ve beğenilmeme korkusu bıkkınlık, depresyon getirir. 

Evine para getirmeye odaklı erkek ise, bir gün işini kaybettiğinde, gücünü, eşine karşı itibarını da kaybettiğini düşünür. Çünkü ona ergenlik dönemlerinden itibaren böyle öğretilmiştir. İnsan koşulsuz sevginin ne demek olduğunun idrakine varamazsa, sevilmek için hep karşı tarafın beklentilerinin neler olabileceğini kafasında yaratır, o beklentilere göre duygu durumları yaratır. Kendi illüzyonları sebebiyle gereksiz bir cendereye girer.

Sevgi bağımlılığı olan kişi her planda “fark etmez, sen nasıl istersen” der. Hangi filme gidelim? Bugün ne yapalım? Sorularına cevapları, onu kaybetmemek adına, sırf karşı tarafı mutlu etmek için verdiği cevaplardır. 

Fark eder, evet, fark etmeli. 

Senin de zevklerin, isteklerin var. Kimsenin koluna taktığı kendi zevklerini tatmin ederken kolunda dolaştırdığı çanta olamazsın. Senin de sevdiğin - sevmediğin, hoşlandığın  - hoşlanmadığın, keyif aldığın -  almadığın şeyler olabilir. Tabi ki, zaman zaman karşındakini mutlu etmek için bazı şeyleri sevmeden yapabilirsin. Ancak bunun sayısı çok fazlaysa kendine şu soruyu sor? 

  • Neden kendimi bu kadar değersiz görüyorum? 
  • Başka birisi tarafından sevilmezsen mutsuz mu olurum?
  • Yarım mı kalırım? Kendime mi acırım? 
  • Yaşamım anlamını mı kaybeder? 
  • Hayatımda biri olmadan tek başına adım mı atamam? 
  • Şarkılar anlamını mı yitirir?

Senin ve başka insanlarla ilişkilerinde kurduğun denge, uzun vadede ruhsal durumunun ve hayatının dengede olmasını sağlar. 

Zaman zaman kendinle baş başa kalmalısın. 

Meditasyon yapmalı, sevdiğin kahveyi keyifle içmeli, sevdiğin kitabı dileğin an okumalısın. Bu keyifli anların tadını çıkarırken, sırf sevgilinin, değer verdiğin ya da sevgisine bağımlı olduğun kişinin istediği, senin istemediğin bir aktiviteyi yapmak zorunda değilsin. Sen kendine iyi davranmazsan kimse sana iyi davranmaz. Hayata dair hazlarımızı kendimiz kendimize veririz. En sevdiğimiz çilekli dondurmayı yerken o çileğin tadından aldığımız zevki damağımıza bir başkası yapıştırmaz. Sevdiğimiz çiçeği koklarken o kokuyu bir başkası burnumuzdan geçirmez.


SEVGİ BAĞIMLILIĞI, YALNIZ KALDIĞINIZDA SİZİ BOŞ BİR ÇUVALA DÖNÜŞTÜRMESİN

Sevgi bağımlılığı, yalnız kaldığınızda sizi boş bir çuvala dönüştürmesin. Onun içini güzel meyvelerle doldurun. Zaman zaman bakın içine eskiden kalma çürük olanları atın içinden. Sizi besleyenlerle doldurun.

Kendinizi tamamlamak için başka bir kişiye bağımlıysanız, kendi kendinizle bir bütün olamamışsınız demektir. Bu da asla doldurulamayacak dipsiz bir kuyudur.

Bağımlılıktan kurtulmak için kendi içinize dönün, meditasyon yapın, nefes tekniklerini öğrenin. Nefesinizle buluşun. Gelen düşüncelerinizin farkında olun. Yaşam bir öğrenme yoludur. Önce kendi içinizden o saf benliğinizden öğrenin. Korku ve endişelerinizden kurtulduğunuzda yaşam çok zevkli hale gelir. Hem kendinizi hem de sevdiklerinizi bağımlı sevgi yerine koşulsuz sevgiyle motive edin.

Koşulsuz sevginin güvenli, yargısız, kabulde ve teslimiyetle zenginleşmiş anlarını bol bol yaşayın. Önce kendinizi koşulsuz sevin, hatalarınla, günahlarınla, yaptıklarınla, yapamadıklarınla; seni sen yapan her şeyi olduğu gibi sevin. Unutma ve hatırla; kendini koşulsuz seven ancak bu tür bir sevgiyi yaşatabilir etrafına. Kendinde olmayanı veremezsin, önce besle kendini, doyur içini ve izin ver oradan çoğalarak dağılsın etrafına…